Hunlar ic asya’dan ortaya cikan ilk büyük Türk devletini kurmuslardir. Sagladiklari büyük askeri güc ile tüm asyayi kaplayan genis bir imparatorluk kurmuslardir. Yasam bicimleri, savasciliklari, gelenekleri ile Hunlar tam bir Türk boyu özelligi göstermektedirler. Hun Devleti’nin ilk kurucusu Teoman’dir. M.Ö. 220 yilinda daginik yasayan Hun boylari merkezi bir yönetim altinda toplayarak Hun Devleti’ni kurmustur. Teoman kuruculugundan sonra basa Mete gecmistir. Mete babasinin kurdugu devleti kisa zamanda Imparatorluga dönüstürmüstür. 3 yüzyil yasatmistir. Mete Devri ise Asya-Hun Devleti’nin en parlak dönemidir. Bu dönemde tarihi Ipek Yolu’nun kontrolünü ele gecirmislerdir. Sonra Kuzey-Günez-Hun Devleti olarak ikiye ayrildilar. Daha sonra yikilmistir.
Avrupa Hun Devleti Büyük Hun Devlet’in yikilmasindan sonra batiya göc eden Hunlar tarafindan kurulmustur. Büyük komutanlari Atilla yönetiminde Istanbul yakinlarina kadar ilerlediler. Atilla’nin ölümünden sonra cocuklari Hun Devleti’nin bütünlügünü koruyamadi. Bizans saldirisi sonucu Hun Devleti yikildi. Buradan Hindistan’a inen Hunlar Akhun Devleti’ni kurdular. Ipek Yolu’nu elinde bulundurmalari nedeniyle oldukca zenginlesen Akhun Devleti Saseni (?) ve Bizanslarin is birligi sonucu yikilmistir.
Türk tarihinin öncüsü olan Hunlar, bulunduklari bölgenin özellikleri nedeniyle, atin, önde gelen bir yeri bulunuyordu. Birkac cesit cadir kullanmislardir. Bu cadirlar konik biciminde yuvarlak kubbe biciminde büyük cadirlardir. Cok cabuk kurulup sökülüyordu. Üzeri keci veya karacam veya kayin agaci kabugu ile kaplanir. Mimarliktaki kümbet düsüncesi, kubbeli cadirlardan dogmustur. Bu cadirlar kubbemsi ve silindirik yapisiyla en siddetli firtinalara bile dayaniyordu.
Cesitli takilar ve süs esyasi ile, hem atlari hem de arabalari süslerlerdi.
Bozkirda daginik bicimde yasayan Hun topluluklarinin basinda daima bir basbug bulunuyordu. Her türlü tehlikeye karsi askeri bir düzen icinde yasarlardi. Savas ve hayvan atlatma disinda zaman bulduklarinda erkekler deri isciigi, kemik, tahta ve madenden göcebe yasaminda her gün kullanilan cesitli esya yapimi ile ugrasirlardi.
Kadinlar ve kizlar ise yemek ve cocuk disinda halicilik ve kece yapimi icin tezgahlarin basinda calisirlardi. Türklerin dünya uygarligina armagan ettikleri haliyi ilk kez bir Hun kadini yapmistir. Dünyada bilinen ilk el halilarini orta asyada Türk kadinlari tarafindan dokulmustur. Bu halilarin günümüze ulasan en eski örnegi MÖ Altaylar’da besinci Pazirik kurganinda buzlar icinden cikarildi. En eski hali asya Hunlari bölgesinden gelmektedir. Halida bulunan desenleri Asya Hunlari, maden eserlerinde degerlendirmislerdir. Besinci Kurgon’da bulunan bu hali inanilmaz inceligi, yüksek kalitesi, motiflerinin zenginligi ve özellikleri ile dikkat ceker. Simdi bu hali Leningrad müzesinde bulunmaktadir. Esinin atina degerli bir örtü olarak düsündügü hali daha sonralari baska amaclar icin kullanilmis ve yayginlik kazanmistir. Atlarini süslemek Hunlarin vazgecilmek tutkusu idi.
Büyük Hun Imparatorlugu dilini tarihciler Türkce olarak kabul etmislerdir. Bu dilde mogol ve cincenin etkileri vardir. Hun adi adam, insan ve halk anlamina geliyordu. Hun ordusunda kadin erkek, asker sayilir, her an savasa hazir bulunurdu. Ordu-millet anlayisi Orta Asya’da Hun hakimiyetinin sürdügü dönemlerde Hun Devleti’ni hakan ile karisinin birlikte temsil ettigi halktan olan Hun kadinlarinin erkeklerin yaninda dövüsebilmek icin egitilip silahlandirildigi bilinmektedir.









